28 Eylül 2019 Cumartesi

Tokyo Oyun Fuarı'nda Kostüm Oyuncuları

Hayatımda ilk kez katıldığım Tokyo Oyun Fuarı'nda (Tokyo Game Show) yine hayatımda ilk kez kostüm oyuncularının etkinliğine şahit oldum. Fuar hem Japonya'da hem de bilgisayar oyunları fuarı olunca, modern Japon kültürünün bir parçası olan kostüm oyunu, yani cosplay de fuarda yer alıyor. Fuarla ilgili izlenimlerimi yazarken kostüm oyunu ile ilgili kısmın biraz uzaması gerektiğini anlayınca bu konuyu şu an okuduğunuz satırlarda ayrı bir başlık altında aktarmayı uygun buldum.

Cosplay, Japon icadı olmasına rağmen İngilizce costume (kostüm) ve play (oyun) kelimelerinin birleştirilmesiyle ortaya çıkıyor. Tıpkı tamamen Japon yapımı olan Pokemon'un pocket ve monster kelimelerinden türetilmesi gibi. Kostüm oyunculuğu tüm dünyaya aynı isimle yayılmış durumda. Eğlence için yapıldığı gibi meslek olarak da yapılıyor.

Kostüm oyuncuları (cosplayer) çizgi filmlerdeki, manga ve animelerdeki, filmlerdeki, dizilerdeki karakterleri kullanarak, giysileriyle, makyajlarıyla, peruklarıyla, lensleriyle, takılarıyla, mimikleriyle kendilerini onlara benzetiyorlar. Bir anlamda onları canlandırıyorlar. Tokyo Oyun Fuarı'na katılanlar ise doğal olarak bilgisayar oyunlarındaki karakterleri kullanıyorlar. Kostüm oyuncusu olarak fuara katılmak için önceden kayıt yaptırmak ve bir dizi şartları kabul etmiş olmak gerekiyor. Hazırlıklarını yapmaları için özel olarak ayrılmış soyunma odaları bulunuyor. Kendilerine tahsis edilen açık alanlarda yerlerini alıyorlar ve fotoğraflarını çekmek için gelen ziyaretçilere poz veriyorlar.

Dergilerden, gazetelerden, veya diğer medya kuruluşlarından sadece kostüm oyuncuları için gelen fotoğrafçılar bulunuyor. Boyunlarında asılı akreditasyon kartları oluyor ve sıra kendilerine geldiğinde bunları göstererek kostüm oyuncularına ne için fotoğraf çekecekleri, nerede yayınlayacakları gibi açıklamalar yapıyorlar. Resimlerini çekmek istedikleri her bir kostüm oyuncusu için dakikalarca sıra bekliyorlar. Talimatlarla istedikleri gibi pozdan poza sokup, ellerindeki yüksek donanımlı makinelerle dakikalarca ve defalarca fotoğraf çekiyorlar.

Kostüm oyuncularının hemen yanlarında twitter, instagram gibi sosyal medya kullanıcı adlarının yazılı olduğu kartlar bulunuyor. Fotoğrafçılar en son bu kartın resmini çekiyorlar. Medyada veya sosyal medyada resimleri yayınlandığı zaman tanınırlıkları artıyor. Kullanıcı adlarından birkaçını kontrol ettiğimde bazılarının yüz binlerce takipçisi olduğunu gördüm. Yani farkında bile olmadan epey ünlü kostüm oyuncularıyla karşılaşmışım.

Aralarında benim de çok iyi bildiğim oyun karakterleri olduğu için kostüm oyuncularının bazılarının çok başarılı iş çıkarmış olduklarını söyleyebilirim. Birçoğunun fotoğrafını çektim, bazılarıyla da birlikte çekildim. Bu fuara katılan veya katılmayan profesyonel kostüm oyuncuları elbette hep aynı kostümü giymiyor, hep aynı karaktere bürünmüyorlar. Farklı yerlerde, fuarlarda, organizasyonlarda farklı karakterlerle boy gösteriyorlar. Giysilerini, makyajlarını, peruklarını, takılarını kendileri hazırlıyorlar veya özel olarak hazırlatıyorlar. Seçtikleri karaktere bürünebilmek için ciddi bir zaman, para ve mesai harcıyorlar.

Kadın karakterlerin daha çok ilgi çekmesi elbette kaçınılmaz. Öyle ki, erkek kostüm oyuncuları bile bazen kadın karakterlere bürünmeyi tercih ediyor. Bu durum onların cinsel tercihlerini değil işlerindeki başarılarını yansıtıyor. Fuara bireysel olarak katılan kostüm oyuncularının yanı sıra oyun firmalarının önceden anlaşarak kendi bölümlerinde yer verdikleri de oluyor. Firmalar kendi oyunlarının tanıtımını bu şekilde de yapıyor. Öyle ki, bazen sevilmeyen bir oyunun sevilen bir karakteri olabiliyor, oyun bu karakter için alınıp oynanabiliyor. Bazı karakterler oyunun kendisinden daha ünlü olabiliyor. Her yıl onlarca yeni oyun, manga ve anime çıkıyor. Yeni karakterler ortaya çıkıyor. Böylece kostüm oyunları yenilik, farklılık ve çeşitlilik kazanıyor.

Bu arada esas sanatçıları da unutmamak gerek. Yani bu karakterlerin gerçek yaratıcıları olan çizerleri. Kostüm oyuncuları onların çizgilerini hayata geçiriyor. Oyun, anime ve manga firmalarının bünyelerinde bulundurduğu bu sanatçılar karakterlerin giysilerinden takılarına, saç renklerinden yüz ifadelerine kadar kostüm oyuncularının başlangıç noktasını oluşturuyor.

Japonya'da sadece kostüm oyunlarına özel fuarlar, organizasyonlar bile yapılıyor. Bunlar arasına, örneğin Comiket gibi, katılmayı çok istediğim etkinlikler bulunuyor. Olur da katılırsam, artık manga ve anime takipçisi olmadığımdan karakterlerin çoğunu tanımayacağım ama renkli ve eğlenceli etkinliklerde yer almış olacağım. Bir de fotoğraf makinemi yenileyebilirsem harika olur.

24 Eylül 2019 Salı

Tokyo'da Akşamüzeri

Tokyo Oyun Fuarı için gittiğim Tokyo'da arkadaşımla buluşmak üzere Ginza'ya geçmeden hemen önce çektiğim bu resmi sizlerle paylaşmak istiyorum. Gün batımına kısa bir süre var. Güneş son ışıklarını yansıtıyor Tokyo'nun binalarında. Yerdeki su birikintisi aralıklarla çalıştırılan fıskiyelerden kalma. Biraz daha vaktim olsaydı fıskiyeler açıkken de fotoğraflamak isterdim burayı. Günün her saati, havanın her durumunda hareketli bir şehir Tokyo.

Şehirde geçirdiğim tek akşamüzeri, çektiğim en güzel fotoğraf. Oyun fuarıyla ilgili yazımı tamamlayıp yayınlamama az kaldı. Bu yazıyı beklerken şehrin bu güzel manzarasıyla baş başa bırakıyorum sizleri.


Japonya'dan ve Mutlu Sayar'dan daha 
fazla fotoğraf için instagram adresi:                         https://www.instagram.com/mtlsyr/

15 Ağustos 2019 Perşembe

Yaz Ödevi

Birkaç hafta önce Japonya'da okulların yaz tatili başladı. Yaz tatili Japonya için yarıyıl tatili demek. Türkiye'de ve diğer birçok ülkede okul yılı yaz sonunda başlayıp yaz başında biter. Ara tatil şubat ayına denk gelir. Japonya'da ise okul yılı Nisanda başlar. Yaklaşık iki ay süren yaz tatili ise yarıyıl tatili olur.

Tatiller çocukların sadece oyunlar oynayıp derslerden uzaklaşacağı anlamına gelmiyor. Japonya'da okul öğretmeni tarafından ödevler ve sorumluluklar veriliyor. Her akşam dokuzdan önce yatmak, anne ve babaya ev işlerinde yardım etmek, spor yapmak, dışarıda oynamak gibi ödevler var. Bunlar yerine getirildikçe ödev listesinde işaretleniyor. Ödev listesi okullar tekrar açıldığında sınıf öğretmenine teslim ediliyor. Öğrenciler ödevlerinin ve sorumluluklarının hesabını veriyor. Oynadıkları oyunları, gittikleri yerleri yazıya döküp sınıfta okuyor, anlatıyor.

Resmini gördüğünüz çan çiçekleri de işte oğlumun sorumluluklarından biri. Bu çiçeğin tohumlarını oğlum okulların açıldığı Nisan ayında ekti. Suladı, çimlendirdi, büyüttü. Her zaman okulun bahçesindeydi. Yaz tatili başlayınca alıp eve getirdi. Çiçeğe evde bakmaya devam ediyor. Okullar tekrar açıldığında geri götürecek ve bakımına okulda devam edecek.

Elbetteki bu durum diğer tüm öğrenciler için geçerli. Her öğrencinin, üzerinde isminin yazılı olduğu bir saksı var. Oğlum gibi tüm birinci sınıflar bakımı kolay olan çan çiçeklerine sahipler. Sınıflar büyüdükçe daha farklı bitkiler yetiştiriyorlar. Örneğin ikinci sınıflar domates yetiştiriyor. Japonya'ya gelip eğitim hakkında sora sora kadın üniversitelerini soran siyasetçilerimizin belki bundan haberi yoktur ama burada çocuklar eğitimin ilk yılından itibaren toprakla, bitkiyle, sebzeyle, meyveyle, ağaçla, çiçekle haşır neşir ediliyor. Kız erkek ayrımı yapılmaksızın.

10 Temmuz 2019 Çarşamba

Sahilde Bir Sabah

Çocuklar için suda, kumda oyun gibisi yok. Pazar sabahı evde biraz sıkılınca arabaya atladık, henüz bitmemiş olan yağmur mevsiminin getirdiği bulutların gölgesi altında güneşe hasret kalmış sahile geldik. Kulaklarımızda rüzgârın uğultusuna karışan dalgaların sesiyle oyunlara daldık. Çocuklar ıslanmasınlar, üzerilerine kumlar yapışmasın diye ne yaptıysam, ne dediysem olmadı. Çünkü ne araba kirlensin istiyordum, ne de eve dönünce annelerinin hışmına uğramak. Ama o kadar güzel oynuyorlardı, o kadar eğleniyorlardı ki nihayet onları tamamen serbest bıraktım. Dalgaların köpükleriyle ıslana ıslana, ceplerimiz kumlarla dola dola, acıkana kadar oynadık.