5 Ekim 2019 Cumartesi

Tokyo Oyun Fuarı 2019

Yirmili yaşlarımdan beri gitmeyi hayal ettiğim Tokyo Oyun Fuarı'na ancak kırk dört yaşımda gidebildim. Bu yüzden, aklımda ve taslaklarımda yazıp bitirmemi bekleyen onca yazı olduğu halde önceliği bu ziyaretime verip sıcağı sıcağına yazayım dedim.

Tokyo Oyun Fuarı senede bir kez, Japonya'nın en büyük kongre merkezlerinden biri olan Makuhari Messe'de yapılıyor. Kapılarını sabah saat onda açacak olan Makuhari Messe'ye zamanında varabilmek için 14 Eylül sabahı saat dörtte uyandım. Üç kez tren değiştirdim. Dakikalarca yürüdüm. Sıralarda bekledim. Nihayet içeriye girebildiğimde saat on buçuktu. Yaklaşık 450 kilometre yol katettiğimi ve her yıl çeşitli ülkelerden yüz binlerce kişinin fuara katıldığını düşünürsek bu fazlasıyla iyi bir zamandı.

Tokyo Oyun Fuarı, uluslararası adıyla Tokyo Game Show (#TGS2019), dünyada düzenlenen tüm oyun fuarlarının en ünlü ve en saygınlarından bir tanesi. Birçok oyun firması yeni oyun duyurularını bu fuarda yapıyor, yeni tanıtım videolarını ilk kez bu fuarda gösteriyor, piyasaya çıkarmadan önceki deneme sürümlerini (demo version) ilk kez bu fuarda kullanıcılara açıyor. Yeni donanımlar tanıtılıyor. Dört gün süren fuarın ilk iki günü basına ve özel davetlilere ayrılıyor, duyurular, basın açıklamaları yapılıyor. Son iki günü biletli ziyaretçilere açılıyor. Ziyaretçiler profesyonel oyuncuları, oyun yapımcılarını, programcıları, çizerleri, animatörleri, bestecileri, şarkıcıları, yazarları görme imkanına sahip oluyor. Onların katıldığı, konuşma yaptığı, tartıştığı oturumları izleyebiliyor.

Uluslararası oyun piyasasının en saygın firmalarından birçoğunun Japon firmalar olduğunu ve en çok satan oyun konsolunun Sony Playstation konsolu olduğunu düşünürseniz bu fuarın bu sektör için ne kadar büyük bir önem taşıdığını anlamak kolay olacaktır. Benim de bir bilgisayar yüksek mühendisi ve kabaca 30 yıllık bir oyuncu olduğumu düşünürseniz bu fuara katılmanın benim için neler ifade ettiğini anlamakta da zorluk çekmezsiniz.

Oyun sektörü, özellikle gelişen bilgisayar teknolojisi sayesinde çok büyük ve gitgide genişleyen bir sektör haline geldi. Fotoğrafçılık sektörünü bile tehdit eden cep telefonlarının gelişmesi ile çok daha geniş bir kitleye ulaşmaya başladı. Oyunlar sadece grafikleri ile değil hikayeleri ile de hayran kitleleri kazanır oldu. Oyunların yazarları, çizerleri, bestecileri gerçek sanatçılardan kuruluyor. Müzikler Londra Filarmoni gibi orkestralar tarafından icra ediliyor. Hans Zimmer'in birçok oyunun müziğinde imzası var.

Eskiden filmlerin oyunlara uyarlandığını çok görmüştük. Ama artık oyunlar filmlere uyarlanmaya başladı. Öyle ki, Sony firması sırf oyunların film ve dizi uyarlamalarının yapılacağı Playstation Productions adında yeni bir birim kurdu. Tomb Raider, Resident Evil gibi filmler oyunlardan uyarlanmıştı. Önümüzdeki haftalarda Netflix'te yayınlanacak olan Witcher serisi ben dahil milyonlarca kişi tarafından oynanmış olan bir oyunun uyarlaması. Uncharted, Call of Duty, Devil May Cry oyunlarının filmleri, Sonic, Minecraft gibi oyunların ise çizgi filmleri yapım aşamasında.

Durum böyle olunca aktör ve aktrislerin de oyun dünyasına girmeleri kaçınılmaz oluyor. Sinema oyuncuları artık bilgisayar oyunlarında rol almaya başladı. Kendilerine sadece film ve dizi teklifleri değil, artık oyun teklifleri de geliyor. Örneğin, fuarda benim de sabırsızlıkla beklediğim oyunlardan biri olan Cyberpunk 2077'de Keanu Reeves rol alıyor. Oyunun standında bizzat kendisinin gelerek imzaladığı duvarın önünde yine kendisinin binerek poz verdiği maket motosiklet sergileniyor. Fuarda Cyberpunk 2077 gibi büyük bir standda tanıtımı yapılan Death Standing adlı oyunda ise Mads Mikkelsen rol alıyor. İkisi de sevdiğim aktörler ve rol aldıkları oyunları alıp oynamaya başlamayı dört gözle bekliyorum.

Fuarda firmalar oyun tanıtımlarını oyunların temalarının kullanıldığı muhteşem dekorasyonlarla yapıyor. Çeşitli eşantiyonlar dağıtıyor. Canlı cansız modeller kullanıyor. İlgiyi artırmak için tıpkı araba fuarlarında olduğu gibi oyun fuarlarında da bayan modeller, yani tüm dünyada bilinen adıyla 'booth babes' kullanılıyor. Modellerin yüzlerinin ve vücutlarının güzelliklerinden fazlasıyla yararlanmak için özel olarak tasarlanmış oyun ve firma temalı giysiler giydiriliyor. Örneğin, dekolte kıyafetlerin açığa çıkardığı göğüslerinin üst kısmında veya kısa şortların, mayoların açığa çıkardığı bacaklarının üzerinde firmanın etiketi yapıştırılmış modellere fuarda sıkça rastlanıyor.

Fuar hem Japonya'da hem de bilgisayar oyunları üzerine olunca, modern Japon kültürünün bir parçası olan kostüm oyunu yani cosplay de fuarda yerini alıyor. Fuarda kostüm oyuncuları için geniş bölümler ayrılıyor. Sevilen oyun karakterleri canlandırılıyor, bir anlamda hayata geçirilmiş oluyor. Kostüm oyuncuları fuara hem renk katıyor hem de fuarın anlamını artırıyor. Bu konu ile ilgili daha çok fotoğraf ve daha geniş bir yazıyı farklı bir başlık altında burada yazdım: Tokyo Oyun Fuarı'nda Kostüm Oyuncuları

Benim en çok vakit harcadığım yerlerden biri Final Fantasy 7 Remake oyununun bölümüydü. En son 15'inci yapımı çıkan oyun serisini 1997 yapımı olan Final Fantasy 7, belki de tüm zamanların en ünlü oyunu. 8, 9, 10..15 hepsini yirmi küsur yıl boyunca bir büyük keyif alarak oynadım. Ancak FF7 kadar beni saran, etkileyen bir oyun olmadı. Benim gibi düşünen milyonlarca kişi var ki, firma bu oyunu 'remake' adı altında yeniden yapıyor. İlk yapımının üzerinden geçen yirmi yılda gelişen teknolojiyi kullanarak daha büyük bir hedef kitleye ulaşmak için daha güçlü bir yapımla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Mart ayında çıkacak olan oyun tüm dünyada heyecanla bekleniyor, ön siparişler veriliyor.

Firmalar sadece oyunların satışından gelir elde etmiyor. Oyunların temaları kullanılarak üretilen tişörtler, kahve kupaları, bez bebekler, yatak örtüleri, yastık kılıfları, takıları, karakterlerin 'action figure' diye adlandırılan heykelcikleri, aklınıza gelen gelmeyen birçok şey oyuncular tarafından ilgi görüyor, satın alınıyor, koleksiyon nesneleri olarak saklanıyor. Oyun müzikleri albümlerde toplanarak satışa çıkıyor. Fuarın bir bölümüne bu lisanslı ürünlerin satıldığı mağazalar kuruluyor. Bazı mağazaların içine girebilmek için metrelerce uzayan kuyruklarda dakikalarca sıra beklemek gerekiyor.

Makuhari Messe çok büyük bir alan üzerine konumlandırılmış bir kongre merkezi. Fuar bu alanın tamamını kullanıyor. Birbirine en uzak iki nokta arasında belki yarım saat kadar yürümek gerekiyor. Bu alan içinde dinlenme yerleri, kafeler, restoranlar bolca bulunuyor. Benim gibi tüm gününü fuarda geçirenlerin tüm ihtiyaçları fuar alanı içinde yer alıyor.

TGS2019'a katılmak benim için birçok açıdan olağanüstü bir deneyimdi. Önümüzdeki yıl tekrar katılır mıyım bilmiyorum. Bana kalsa her yıl katılmak isterim ama artık bir aile babası olarak birçok sorumluluğu üzerimde taşıdığım için pek mümkün görünmüyor. Yine de aralıklarla birkaç kez daha katılırım. Özellikle de oğullarım biraz büyüyünce onlarla birlikte katılmayı çok istiyorum.