1 Kasım 2016 Salı

Undoukai

Japonya'nın her okulunda düzenlenen bu tür gösterileri izlemekten zevk alıyorum. Cümleden anlaşılacağı üzere bu benim ilk katılışım değil. Oğlumun doğumu sebebiyle 2012'de Japonya'ya geldiğim zaman eşimin yeğenleri Airi ve Ryo'nunkine katılmıştım (ilgili yazı: Tsu'da İlk Haftaonu). O kadar beğenmiştim ki, bir aile üyesi değil de bir turistmişim gibi sayısız fotoğraf çekmiştim. Fotoğraf çekmek denince akla gelen ilk millet olan Japonlar o gün beni görünce ne düşünmüşlerdir bilmem. Okulu, öğrencileri, öğretmenleri, velileri, faaliyetleri, her şeyi dikkatlice incelemiş, eve döndüğümde lohusa döneminin tüm gerginliğini üzerinde taşıyan eşimi sayısız soru yağmuruna tutmuş, büsbütün çılgına çevirmiştim. Oğlum henüz ilk ayını bile doldurmamıştı, kardeşinin dünyaya gelmesine ise daha üç sene vardı ama çocuklarımın eğitimlerini Japonya'da almaları fikrimin ilk ortaya çıktığı gün işte o gündü. Bu fikrimi yıllar içinde olgunlaştırdım, hazırlıklarımı yaptım, uygulamaya koydum ve dört buçuk yıl sonra kendimi oğlumun gösterisine katılırken buldum.

Japonca Undoukai (運動会) sözcüğü dilimize 'spor festivali' olarak çevrilebilir. Gösterilerin içeriği bakımından da bizdeki 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı'na karşılık geldiği söylenebilir. Zira millî bir bayrammış gibi Japonya millî marşı eşliğinde bayrağın göndere çekilmesiyle başlayan tören, yine millî marş eşliğinde bayrağın toplanmasıyla sona erer. Ancak ülke geneline yayılan sabit bir tarih belirlenmiş değil. Her okul kendi spor festivalini kendi tarih seçimine göre yapar ve buna anaokullar da dahildir. Yaş gruplarına göre faaliyetler çeşitlilik gösterir.

Oğlum Eren'inkine gelince.. Gösterilerin ve müsabakaların yapılacağı okul bahçesinin çevresi velilerin izleyeceği bölümlere ayrılmıştı. Herkes gibi biz de hasır örtümüzü yayıp üzerine oturarak gösterileri izledik. Bizim hasırımızın nüfusunu ben, eşim, oğlum Kayra, kayınvalidem ve kayınpederim oluşturuyordu. Sınıflarına göre tüm öğrenciler, önlerinde öğretmenleri ile birlikte marş eşliğinde tören alanına girip sıra oldular, izleyicileri selamladılar. Daha sonra, beklemeleri için ayrılan bölüme geçip alanı boşalttılar ve sıraları geldikçe gelip gösterilerini yaptılar.

Spor faaliyetlerini koşu, basket atma, jimnastik oyunları oluşturuyordu. Dans gösterileri ve bando müziği de faaliyetler arasındaydı. Gösterilerin birkaç bölümüne veliler de dahil edilerek halat çekme, ip atlama gibi küçük yarışmalar düzenlendi. Etkinliklerinden birinde de öğrenciler velilerinden biri ile dans etti. Artık ilkokulda eğitim gören, anaokulun önceki mezunu çocuklar da törene katılarak bayrak yarışı yaptılar. Öğlen arasında çocuklar velilerine katılarak hep birlikte hasır üzerinde yemek yediler. Piknik havasındaki soframız epey genişti ve hem eşim hem kayınvalidem özenle hazırlık yapmışlardı. Oğlum Eren çok enerji harcamış olacak ki hepimizin paylaşması için hazırladığımız sosislerin dörtte üçünü bir çırpıda bitirip diğer yiyeceklerin de hemen hemen hepsinden yedi.

Okulun ağaçlık bir alanı var ve kaydırak, salıncak gibi birçok oyun aleti bu alana yayılmış durumda. Yemekten sonra, gösterilerin tekrar başlayacağı saate kadar oğlumla birlikte o ağaçların arasında yürürken kendimi küçük bir ormanda gibi hissettim. Çocukların ders aralarında böyle bir yerde vakit geçirme imkânına sahip olmaları gerçekten çok güzel. Hatta derslerin bir kısmının orada yapıldığını bilmek harika.

Gösterilerin sonunda tüm öğrencilere günün hatırası olarak madalyalar dağıtıldı ve tören Cumartesi günü düzenlendiği için Pazartesi günü okulun tatil edildiği duyuruldu. Eren madalyasını o kadar sevdi ki bazen evde yemek yerken, oyun oynarken bile takıyor. Ara sıra bana gelip madalyayı neden verdiklerini tekrar tekrar soruyor. "Gösterilerde çok çalıştığın için" cevabımı çok beğendiği için mi, yoksa benden "sen birinci oldun bu yüzden" cevabını bir türlü alamadığı için mi aynı soruyu bu kadar tekrarlıyor, onu henüz anlayamadım.

Japonya'ya törenden sadece iki gün önce gelmiştim. Türkiye'de yapmam gereken işlerin çoğunu yaklaşık iki haftalık süre içinde tamamladım. Yapmayı düşündüğüm birkaç şey daha olmasına rağmen sırf oğlumun ilk kez yer aldığı bu spor festivalinde onun yanında bulunabilmek için Japonya'ya erken döndüm. Böylece bir hayalimi daha gerçekleştirmiş oldum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder