21 Ekim 2015 Çarşamba

IN&VAS Buluşması

2000 yılında ilk işime başladığım zaman, hem o şirkette uzun süre çalışacağımı, hem de iş arkadaşlarımla uzun süreli dostluklarımız olacağını düşünmemiştim. On sene çalıştım. İlk çalışma arkadaşlarımın bir kısmı hâlâ en iyi dostlarım. Çalıştığım bölüme tepeden inip ortalığı karıştıran sahtekâr müdürler olmasaydı daha uzun süre çalışırdım ve mevki budalası olup zenginleştikçe ilişkisini kesenler, zengin koca için yurtdışına gidenler olmasaydı şu an daha çok kişiyle görüşüyor olurdum. Zaten dün akşamki buluşmamıza bu kişilerden katılan kimse olmadı.

Uzun açılımı lazım değil, IN&VAS biriminin ilk kurulduğu zamanki müdürü, yani çalıştığım ilk birimin müdürü İsmail abimiz de nihayet şirketten ayrılmış. Cuma akşamı onun için bir veda yemeğinde yaklaşık 30 kişilik bir buluşma gerçekleştirdik. Sürekli görüştüklerimiz ve yıllardır görüşmediklerimizle beraber kahkaha dolu bir akşam geçirdik. Her zaman güzel sürprizlerin başrolünde yer alan Hayriye ablamızın hazırladığı, hatıralarla dolu eski resimlerimizin yer aldığı sunumda o kadar çok güldük ki çene kaslarımıza ağrılar girdi.

Yeni mühendisler olarak hemen hemen hepimizin ilk işiydi. Üniversitelerimizden yeni mezun olmuş ve çalışmaya başlamıştık. Şöyle bir düşününce, IN&VAS çatısı altında, üniversiteyle neredeyse aynı ortamı yakalamıştık. Bu durum çalışmalarımıza da yansımış, başarılı işler çıkartmıştık. Hepimiz bekardık. İşten çıkar akşamları gezer, yer içerdik. Piknikler organize eder, arabalarla konvoy yapar giderdik. Birkaç sene boyunca şirketin en başarılı operasyon birimi olarak anılır olduk. Farklı bölümlerde veya şirketlerde olup, şunun bunun torpiliyle yöneticiliğe getirilen kişiler, burası oturmuş bir bölüm, çok bir şey yapmana gerek yok denilerek tepemize konulan iş bilmez vasıfsız müdürlerle arkadaşlarımız bölüm veya şirket değiştirmeye başladı. En büyük darbe ise, belki bizden bir şeyler öğrenirler de adam olurlar diye farklı bir operasyon bölümünün birimimize monte edilmesiyle geldi. Üstelik o bölümün yöneticisini daha sonra birimin de başına getirip tamamen yok ettiler. Ara ara dilini dışarı çıkardığı için kendisine Komodo Ejderi lakabını takmıştık. Numarası bile telefonumda Komodo adıyla kayıtlıydı. Elbette o ve bölümü perişan eden diğer kişiler, başta da söylediğim gibi cuma akşamı aramızda değildi.

Biz, biz bizeydik. Sonraki buluşmada da biz bize olacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder