27 Haziran 2014 Cuma

Doktor Var, Doktor Var

Rahmetli babamın bir gün başı döndü, yere yığıldı, hemen hastaneye kaldırdık. İlaçlar verildi, serumlar takıldı. Birkaç gün sonra düzeldi. Nedendir diye araştırma yapıldı. Doktorlar bir o test, bir bu test, birçok tetkik yaptılar. Her test aynı hastanede de yapılamıyor. Adamcağız annemin kolunda bir o hastane, bir bu laboratuvar koşturdu. Bir de şu testi yaptıralım, bir de şu değerleri görelim, şuna da ihtiyacımız var, diyen kalp ve damarcı, beyinci, nörolog, kim ne dediyse yaptırdık; kaç paraysa verdik. 

MRlar çekildi, baş dönmesi ve denge kaybı beyincikle ilgili olabilirmiş ona da bakıldı, kulakla da ilgili olabilirmiş ona da bakıldı, elektronik anjiyo yaptılar, tüm vücut damar haritası falan çıktı. Aradan iki ay falan geçti. Baktılar, bir şey bulamıyorlar (ya da yeterince söğüşlediklerini düşündüler) birkaç ilaç yazıp gönderdiler. 

Aradan 2 sene geçti babamın tekrar başı döndü. Tek başına yürüyüşe çıkmış, yanında biz de yokuz. Bu sefer resmen gidiyordu. Onun fenalaştığını görüp yanına gelen ve babamın telefonundan annemi arayan o adamın yerinde babamın telefonunu da alıp kaçacak olan başka birisi olsaydı kesin gitmişti. (Ne kendisini gördüğümüz, ne de bulup teşekkür etme fırsatı bulabildiğimiz o kişiyi, bu satırları yazarken bir kez daha minnetle anıyorum). Babam gene kefeni yırttı. Tekrar o test bu test, bu sefer durum daha ciddi olduğu için daha pahalı başka testler falan gene sonuç yok. Ama bu işte bir iş var. Çok iyi bir doktor olan Ayla yengem (maalesef kendi uzmanlık alanına rastlayan bir hastalık değildi) bir de şu doktora gösterelim deyince, o doktora gittik.


Doktora durumu anlattık. 
Adam hmm dedi.
Kulağına stetoskopu taktı.
Babamın boynunu dinledi.
Tamam buldum, dedi.
!!

Beyni besleyen ana damarlardan birinde %90 oranında bir tıkanma varmış. Bu oran, doktorun yönlendirmesiyle tekrar yapılan anjiyoda çıktı. Daha önceki elektronik anjiyoda anlaşılamamış çünkü elektronik anjiyo normal anjiyo kadar detay göremiyormuş. (Bence bakmasını bilene o da gösterirdi). Elektronik anjiyonun parasını aldıktan sonra “daha çok detay lazım” diyerek yaptırdıkları normal anjiyoda da tıkalı olan damara değil başka yerlere bakmışlar. Bunlara doktor dersek dolandırıcılara ne diyeceğiz?

Yani iki sene boyunca onca paralar döküp bizi o hastane bu laboratuvar gezdiren doktorlar teşhisi koyamazken, bir doktor bir muayene ücreti karşılığı birkaç saniyede sadece stetoskopla dinleyip farklı bir ses duyarak teşhisi koydu.

Babam ameliyat oldu ve tıkalı damarı açtılar. Bir daha baş dönmesi gibi bir sorunla karşılaşmadı. Ameliyattan iki sene kadar sonra farklı bir hastalık sebebiyle aramızdan ayrıldı. Blogumun en çok okunan yazısı olan Kızımın Doğum Günü'nde ve Kulak Doktoru başlıklı diğer yazımda benzer iki doktor deneyimimi aktarmıştım. Şu an yine benzer bir durumla karşı karşıyayım ama onu anlatmak yerine babamın bu yaşadıklarını anlatayım dedim ki, sadece kötülerin olduğu bir sağlık sektörüne muhtaç olduğumuz karamsarlığına kapılınmasın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder