21 Nisan 2013 Pazar

Altın Tapınak-Kinkakuji

Geçen sene oğlumun doğumu için Japonya'ya gittiğimde, sık sık uğradığım Eiden alışveriş mağazasında gördüğüm bir yapboz çok ilgimi çekmişti. Üzerinde 'dünyanın en küçük 1000 parçalı yapbozları'(24x37cm) yazan ürünler raflara diziliydi. Benim ilgimi en çok, Kyoto'daki Altın Tapınak resimli olan yapboz çekti. Ürünü satın aldım. Türkiye'ye döndükten sonra yavaş yavaş yaparak bitirdim ve çerçevesine yerleştirdim.


2007 senesinin Temmuz ayında Kyoto'ya gittiğim zaman, Adana'da bile karşılaşmadığım kadar nemli ve sıcak bir hava vardı. Nefes almak bile zordu. Klimalı bir ortamdan çıkıp dışarıya adım attığım anda saunaya girmiş oluyordum. Hatta bazen gözlük camlarımın buğulandığı da oluyordu. Kyoto'yu gezmek için seçilebilecek en zor mevsimde gitmiş olmama rağmen, bugüne kadar gördüğüm en güzel şehirlerin başına Kyoto'yu koyarım. Altın Tapınak, yani Japonca adıyla Kinkakuji de ziyaret ettiğim en özel yerlerden biri olmuştur.

Kinkakuji'ye gittiğiniz zaman tüm duyularınızla doğayı hissedersiniz. Etrafı alabildiğine yeşillikler içinde küçük bir göl, bu gölün tam ortasındaki küçücük adacıkta birbirine sarılmış sevgililer gibi duran iki ağaç, ve onca ağırlığına rağmen suyun üzerinde durabiliyor olmanın vermesi gerektirdiği kibir yerine mütevazi bir gururla parlayan altın bir tapınak. Etrafını saran tabiat ona "ben sensiz olamam", derken o "ben sadece burada olmam gerektiği için buradayım", diye karşılık veriyor sanki. Güzelliğiyle göz kamaştıran zarif bir kadının saçları arasına saklanmış altın küpesi hafif bir esintiyle nasıl parıltısını gösterirse, Kinkakuji de saklanmaya çalıştığı ağaçların arasından öyle ışıldıyor.

Ziyaret alanı içinde bulunduğunuz süre boyunca içinize sadece huzur dolar ve zihninize hiçbir kötü anı gelmez. Aradan geçen yıllara rağmen bu hislerin içimde yer etmiş olmasıyla kendimi, tesadüfen rastladığım bu ilginç yapbozu alırken buldum. İstanbul'a döndüğümde tamamlamayı geciktirmek için çaba harcayarak, aynı hisleri hatırlayarak yapbozu tamamladım. Huyum olmadığı üzere duvara asmaya niyetli değilim ama çalışma odamın görülebilecek bir yerine yerleştirdim. Kinkakuji'yi tekrar ziyaret edeceğim zaman oğlum da yanımda olacak ama şimdilik sadece bunun hayalini kafamda canlandırabiliyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder