18 Ocak 2013 Cuma

Ankara Yeniden

Seneler sonra, iş seyahati için tekrar Ankara'daydım.

1999'da Polatlı Topçu ve Füze Okulu'nda geçirdiğim dört aylık yedek subay eğitim döneminde hafta sonları Ankara'da gezme iznimiz vardı. Cumartesi geceleri akrabalarımda kalır, 2 gün şehirde gezerdim. Ancak bu dört aylık dönemin ortalarında, bizim birlikten birileri arabayla kaza yapınca "ikinci bir emre kadar" tüm izinler iptal edildi. Böylece birlikteki herkes gibi eğitim döneminin son hafta sonlarını kışlada geçirdim. Daha sonra yedek subaylık görevimi yapmak üzere KKTC Gemikonağı'na gittim.


2000'de İstanbul'da işe başladım ve iş gereği en çok Ankara'ya gittiğim dönem de bu ilk işim sebebiyle oldu. En son 2006 senesinde, halen görüşmekte olduğum arkadaşımla gitmiştim. Şehir merkezinde bir otelde ilk ve tek kez o zaman kaldım.

Şirkete yakın olduğu için genelde Bilkent'te kalırdık. Yeni işyerimin Ankara ofisi de Bilkent'te olduğu için bu haftaki ziyaretimde de Bilkent'te kaldım. Bu kadar zaman geçmesine rağmen farkettiğim bir değişiklik neredeyse yoktu. Hele Ankuva denilen yer 1999'da gördüğümden bile daha kötü gibiydi; hiçbir yenilik yapılmamıştı. Ama, ancak göz atabilecek kadar gördüğüm kadarıyla Ankara silüetini kule vinçler oluşturuyordu.


Şehir içine gitmedim zira şu ilk dönemlerde sıkı çalışmamız lazım. İşin başında ne kadar sıkıntı çekersek sonunda o kadar rahat ederiz. Bu ilk aylarda birkaç kez daha Ankara'ya gideceğim gibi görünüyor.

İş gezisi olmasına rağmen seyahatin en güzel yanı çok eski arkadaşlarımı görme imkanı bulmuş olmamdı. 20 sene önce üniversitede birlikte olduğumuz bu arkadaşlarımdan biri ile zaten şu anda birlikte çalışıyoruz ama yine üniversiteden arkadaşımız olan eşini uzun zaman sonra ilk kez gördüm. Konuştuğumuz konular artık filancanın sevgilisi değil çocukların bakıcısı, ders geçme değil çocuklarımızın eğitimiydi.

Sayahatin diğer iyi tarafı yeni insanlarla da tanışmış olmanın yanı sıra beş saatlik otobüs yolculuğu süresinin eşsiz bir kitap okuma fırsatı olmasıydı. Eh, bir de zor tarafı var, o da ailemden uzak olmaktı. İki gün sonra tekrar gördüğümde oğlum biraz daha büyümüş gibi göründü gözüme. Meselâ, iki gün öncesine göre anlaşılmaz kelimeleriyle daha uzun cümleler kurmaya başlamış. Haftasonu da çalışmam gerek ama hiç olmazsa sesini duyabileceğim kadar yakın olacağız.

2 yorum:

  1. Sevgili Mutlu yeni is in hayirli ugurlu olsun
    com sevindim
    slm ve svg
    kerem m.savas

    YanıtlaSil