26 Kasım 2012 Pazartesi

Mum Işığında Kitap Okumak

Bugünlerde içinde bulunduğumuz bölgedeki tüm sokaklarda fiberoptik kablo döşeme çalışmaları yapılıyor. Gürültüsü, tozu, görüntü çirkinliği, sokaklarda rahat yürümeye engel oluşu derken olanlar oldu ve asfalt kesici, sokağın elektrik hattını da kesti. Böylece uzun zaman sonra, 20 Kasımda elektriksiz bir gün geçirdik.

Bu elektrik kesintisinde kullanabileceğimiz ışık kaynağı ise 2002 senesinde arkadaşımın doğum günüm için hediye ettiği ile daha sonraki senelerden birinde kuzenimin verdiği süs mumları oldu. Oğlumu da uyutmuştuk ki geriye yapılacak bir tek şey kalıyordu: mum ışığında kitap okumak.


Ben çocukken Adana'da sık sık elektrik kesilirdi ve uzun süre elektriksiz kaldığımız olurdu. Ancak o zamanlar elektriğe bu kadar bağımlı değildik. Sadece televizyonun çalışmaması, babamın deyimiyle 'ajansı' izlemeye engel olurdu ki zaten bir tane kanal vardı. Ocaklarda tüp kullanılırdı, ışık sorununu da mumla hallederdik. O zamanar 10 santim kadar uzunlukta beyaz mumlar vardı her evde. Elektrik gitti miydi onlar yakılırdı. Önce ucundaki ip tutuşuşturulur, mum yan tutularak eriyen damlalar bir fincan tabağına ya da çay tabağına damlatılır, sonra da mum o damlaların üzerine oturtulup sabit kalması sağlanırdı. Odayı aydınlatacak yüksek yer olarak da genellikle televizyon üstü seçilirdi. Ders çalışmak gerekiyorsa bir mum da benim odamdaki masaya, yemek hazırlama saatiyse bir mum da mutfağa giderdi.

Ülkedeki elektrik ihtiyacı arttı çünkü teknoloji bağımlılığı arttı ama bunların yanında ülkedeki kazmaların sayısında da eksilme olmadı. İşte o kazmalardan bir ekip, kablo döşenecek sokağın asfaltını keserken sokağın elektrik kablolarını da kesti. Sokaklardaki pislik halen temizlenmiş değil, kesik kablolar hâlâ kaldırımlarda, molozlar temizlenmedi, çukurlar kapatılmadı. İnşallah temizlenmesi için yağmur yağması, düzeltilmesi için de seçimler beklenmez.

1 yorum: