22 Haziran 2012 Cuma

Zehirleyenlerin Saltanatı

Dünyanın en saçma sigara içilmesinin kısıtlanması uygulaması Türkiye'dedir. Bunun sebebi de "açık alan sınırlaması" denen ucu açık bir yasa çıkarılmasıdır.

Mesela bir pastaneden pasta almak istiyorsunuz. Pastanenin içine girmek için öncelikle kapısının önündeki alana yerleştirilmiş masalarda sigara içen engerek sürüsünün oluşturduğu duman bulutunun içinden geçmeniz gerekir. 

Mesela Starbucks'a gittiniz. İçeceğinizi, kekinizi vs. içeriye girip almanız lazım. O dumanı yemeden içeriye giremezsiniz. Pusetinde çocuğunuzla gelseniz bile kanser yaygınlaştırma misyonu sahibi olup oraya oturtulmaya şartlandırılmış Pavlov'un köpekleri gözünüzün yaşına bakmaz. Ya o çocuğu o dumandan geçireceksiniz ya da kekinizi, kahvenizi evinizde yapacaksınız. 

Bahar ve yaz aylarının keyfini en çok bu ağzı kokarca kıçına dönmüş insan suretli zehirli organizmalar sürerler. Çünkü tüm mekanların açık havaları onlara tahsis edilmiştir. Kafelerin, pastanelerin, restoranların en keyifli, en manzaralı, en güzel yerleri onlarındır. Hatta bunlar güneşe maruz kalmasınlar diye üstlerine bir de tente çekilir ki hem alan açık alan olmaktan çıksın hem de onlar, rahatça mevsimin tadını çıkarma gafletine düşmüş temiz ciğerli insanları daha kolay kanser edebilsin.

Yasa koyucu "günah benden gitti" diyebilmek adına mekanlara afiş zorunluluğu getirmiş. Denetleme yapmayıp cezayı uygulamayarak öbür dünyada bununla paçayı kurtaracaklar mı göreceğiz. Ama o afişi kanun gereği asıp masalara kültablası dizen uyanıklar (bu öğlen gittiğim yer gibi) paçayı kurtaramayacaklar. 

Yani bütün düzen zehir yayan mahlukların keyfine göre kurulmuş. Duman üretmiyorsanız keyfi de haketmiyorsunuz. 

Gelişmiş ülkeler demeyeceğim, ahlaklı toplumların yaşadığı ülkelerde şunu görürsünüz:
Mekanların sigara içilen yeri -varsa- mekanın en kapalı köşesinde bir odadır. İçmek isteyen kahvesini, yemeğini vs. alır oraya götürür, sigarasını da orada içer. Odada dumanı çeken bir havalandırma sistemi vardır, diğer insanlara zerresi ulaşmaz. Mekanların açık havaları, en güzel köşeleri sigara içilmeyen yerlerdir, nasılsa açık hava deseniz de içemezsiniz. Afiş yoktur çünkü içen ceza alacağını bilir ama cezayı düşünmezden önce ayıbın ne olduğunu bilir. Tamamen açık alanlarda bile sigara içme noktaları vardır, başka yerde içemezsiniz. 

Şimdi ben istemeyerek solumak zorunda bırakıldığım bu kanser dumanı yüzünden bu şahıslara hakkımı helal edecek miyim? Hayır, tam tersine şikayetçi olacağım, onlar da bunun bedelini ödeyecekler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder