20 Kasım 2011 Pazar

Bombalama Olayı

İsmi lazım değil,seneler önce çalıştığım şirkette bir yöneticim vardı.
Allah rahmet eylesin, öküzün tekiydi.

Bir akşam beni aradı.
“Mesaj sisteminde sorun mu var?”,dedi.
Ben de çalıştığım şirketin mesaj sistemlerinin operasyonundan sorumluydum.
Sorun varsa ben aranıyorum.
Rahmetli de o gün bir sorun olduğuna kanaat getirmiş, beni sınamak için bana tuzak soru soruyor!
Çok kurnazdı rahmetli!
“Sorun yok. Hayırdır?”, dedim.
Rahmetli başladı bana saydırmaya.

Rahmetli rahmetli diyoruz ama adam henüz ölmedi. Şirketten ayrılmak zorunda kalıp başımızdan gittiğinden beri biz kendisini rahmetle anarız. Rahmetli olması oradan geliyor.

Beni "sen ne biçim mühendissin, sisteme adam gibi bakmıyorsun, sorun çıkmış haberin yok, üst yönetime ne diyeceğiz şimdi“ falan gibi azarlamaya başladı.

Bizim cep telefonlarına haber mesajları gelirdi. TBMM tatile girdi, Şili’de deprem oldu, Yunan adası satılığa çıktı, vs. gibi güncel haberleri mesajla alırdık.
İşte ben bu sistemlerin operasyonunu yapıyordum.
O sene de Londra’da bir otobüste bomba patlamıştı. Ölenler, yaralananlar vardı.
O patlamadan 2 hafta sonra yine Londra’da bir patlama daha oldu.
İkisi de terör saldırısıydı.

İşte rahmetli beni bu ikinci bombalamanın akşamında aradı.
Dedim ki, yahu ne oldu, nerede sorun var?
Dedi ki,
“2 hafta önce Londra’yı bombalamışlardı haber mesajı daha yeni geldi.”
Rahmetli gündemi çok iyi takip ederdi!
Abi, dedim, o haber yeni; Londra’da bugün de patlama oldu; sistemde sorun yok.
Durdu, durdu, durdu..
Haaaaaaa, dedi.
“Yahu bu Londra da sürekli bombalanıyor, kehkeh” dedi.
Çok espiritüel adamdı rahmetli!
Erken kaybettik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder